Ana içeriğe atla

SON YAZILAR

Nostradamus Kehanetleri: Nükleer Savaş ve 2028 İddiası

  📢 Bu Haberi Paylaş Nostradamus'un 2028 kehanetleri hakkındaki bu haberi arkadaşlarınla paylaş! 🟢 WhatsApp 🔵 Facebook 𝕏 X'te Paylaş ✈️ Telegram 🔗 Linki Kopyala 📰 Haberin tamamını CafeMedyam'da oku CAFEMEDYAM | DÜNYA GÜNDEMİ Nostradamus Kehanetleri Yeniden Gündemde: Nükleer Savaş, 27 Yıllık Çatışma ve 2028 İddiası DÜNYA GÜNDEMİ | 24 EKİM 2026 Nostradamus yorumlarıyla tanınan John Hogue, nükleer çatışma ihtimali, Orta Doğu'da uzun süreli savaş ve ABD'nin ekonomik gerilemesi hakkında dikkat çekici tahminlerde bulundu. Ancak 2028 yılına ilişkin bu iddialar doğrulanmış öngörüler değil, kişisel kehanet yorumları niteliğinde. 🔴 Haberin Özeti John Hogue, nükleer çatışmaların büyüyebileceğini öne sürüyor. Hogue'un yorumunda Orta Doğu...

Seçici Yeme Alışkanlığı Psikiyatrik Bir Bozukluk Olabilir: ARFID Nedir?

 

Seçici Yeme Alışkanlığı

Seçici Yeme Alışkanlığı Psikiyatrik Bir Bozukluk Olabilir: ARFID Nedir?

Çocukluk döneminde "yemek seçiyor" denilerek geçiştirilen bazı davranışlar, kimi kişilerde yalnızca damak zevkiyle açıklanamayabiliyor. Uzmanlara göre kaçınmacı/kısıtlayıcı gıda alım bozukluğu, yani ARFID, kişinin yeterli ve çeşitli beslenmesini ciddi biçimde sınırlayabilen psikiyatrik bir yeme bozukluğu olarak ortaya çıkabiliyor.

ARFID, özellikle çocukluk döneminde başlayabilse de yalnızca çocuklara özgü değil. Araştırmalar ve klinik gözlemler, bozukluğun ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de devam edebildiğini gösteriyor.

Kısa özet: ARFID, kişinin vücut ağırlığı veya görünümüyle ilgili kaygısından kaynaklanan klasik bir yeme bozukluğundan farklıdır. Yiyeceklerin tadı, kokusu veya dokusuna yönelik yoğun hassasiyet; boğulma ya da kusma korkusu veya yemeğe karşı belirgin ilgisizlik gibi nedenler kişinin beslenmesini ciddi şekilde kısıtlayabilir.

Sağlıklı Beslenme Nasıl Olmalı? Harvard ve WHO’dan Güncel Öneriler

ARFID nedir?

ARFID, İngilizce Avoidant/Restrictive Food Intake Disorder ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede kaçınmacı/kısıtlayıcı gıda alım bozukluğu olarak tanımlanır.

Bozukluk, sıradan seçici yeme davranışından daha ileri bir tabloyu ifade eder. Kişi çok sınırlı sayıda yiyecek tüketebilir, belirli yiyeceklerin dokusundan veya kokusundan yoğun biçimde rahatsız olabilir ya da yemek yemeyle bağlantılı boğulma ve kusma gibi sonuçlardan korkabilir.

Sonuçta yeterli kalori ve besin alınamaması; kilo kaybı, büyüme sorunları veya çeşitli besin eksiklikleri gibi sağlık problemlerine yol açabilir.

Her seçici yiyen kişide ARFID yok

Uzmanların özellikle vurguladığı noktalardan biri, seçici yeme ile ARFID'in aynı şey olmadığı.

Bir çocuğun birkaç sebzeyi sevmemesi veya belirli yiyecekleri tercih etmemesi tek başına psikiyatrik bir bozukluk anlamına gelmez. ARFID'de ise kaçınma ya da kısıtlama davranışı kişinin beslenmesini, sağlığını veya sosyal yaşamını belirgin biçimde etkileyebilecek düzeye ulaşır.

Bu nedenle tanı yalnızca kişinin "çok yemek seçmesi" üzerinden konulmaz. Beslenme alışkanlıkları, tıbbi durum, besin eksiklikleri, büyüme-gelişme ve kişinin yemek yemekten neden kaçındığı birlikte değerlendirilir.

Sağlıklı Beslenmeyi Kolaylaştıran 15 Temel Gıda: Mutfağınızda Bulundurabileceğiniz Besinler

ARFID'in üç temel görünümü

1. Duyusal hassasiyet

Bu gruptaki kişiler yiyeceklerin kokusu, tadı, görünümü veya dokusuna karşı olağan dışı derecede hassas olabilir. Bazı yiyeceklerin ağızda bıraktığı his, öğürme veya yoğun rahatsızlık oluşturabilir.

2. Olumsuz sonuçlardan korkma

Boğulma, kusma veya başka bir olumsuz deneyim yaşama korkusu kişinin belirli yiyeceklerden veya genel olarak yemek yemekten kaçınmasına neden olabilir.

3. Yemeğe ilginin düşük olması

Bazı kişilerde ise temel sorun yiyeceklerin tadı veya korku değil, yemeğe karşı belirgin bir ilgi eksikliği ve iştahsızlık olabilir.

Bu özellikler birbirinden tamamen bağımsız olmak zorunda değildir. Bir kişide birden fazla mekanizma aynı anda görülebilir.

Aralıklı Oruç Gerçekten İşe Yarıyor mu? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

ARFID ile anoreksiya arasındaki önemli fark

ARFID'in diğer bazı yeme bozukluklarından ayrıldığı temel noktalardan biri, vücut şekli veya kilo alma korkusunun bozukluğun temel nedeni olmamasıdır.

Anoreksiya nervozada kilo alma ve beden algısıyla ilgili ciddi kaygılar önemli bir rol oynarken ARFID'de yiyeceğin kendisine yönelik duyusal hassasiyet, korku veya yemeğe karşı ilgisizlik ön plana çıkabilir.

Bu nedenle ARFID, farklı vücut tiplerine ve kilolara sahip kişilerde görülebilir.

ARFID çocuklukta başlayıp yetişkinliğe taşınabilir

ARFID çoğu zaman çocukluk döneminde ortaya çıkabiliyor. Ancak "büyüyünce geçer" düşüncesi her zaman doğru değil.

Uzmanlara göre tedavi edilmeyen ve yerleşen yeme kaçınmaları kişinin ergenlik ve yetişkinlik döneminde de devam edebilir. Bu durum sosyal yemekleri, restoran deneyimlerini, seyahatleri ve kişilerarası ilişkileri etkileyebilir.

Özellikle kişinin tüketebildiği yiyeceklerin sayısı çok azaldığında, beslenme yetersizlikleri ortaya çıkma riski de artabilir.

Besin eksiklikleri ortaya çıkabilir

ARFID nedeniyle yiyecek çeşitliliğinin ciddi biçimde azalması, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin yeterince alınamamasına neden olabilir.

Araştırmalarda ARFID ile ilişkili beslenme yetersizlikleri arasında çeşitli B vitaminleri, C ve K vitaminleri ile demir, çinko ve potasyum gibi besin öğelerindeki eksiklikler bildirilmiştir.

Özellikle çocuklarda yeterli enerji ve besin alınamaması büyüme ve gelişmeyi de etkileyebilir.

Beyinde ve biyolojide farklılıklar araştırılıyor

ARFID'in yalnızca "isteyerek yemek yememek" şeklinde açıklanamayacağına ilişkin bilimsel bulgular giderek artıyor.

Araştırmacılar, ARFID bulunan kişilerde açlık ve tokluk mekanizmaları, korku tepkileri, duyusal işlemleme ve iştah düzenlemesiyle bağlantılı çeşitli biyolojik ve nörolojik farklılıklar üzerinde çalışıyor.

Bazı araştırmalarda, korku temelli ARFID belirtileri bulunan kişilerde yiyecek görüntülerine karşı beynin korku ve duygu işlemeyle ilişkili bölgelerinden biri olan amigdalanın daha fazla aktive olduğu bildirildi.

Duyusal hassasiyet ve yemeğe ilgisizlik gibi farklı ARFID özelliklerinde de beynin farklı bölgelerinde değişik aktivasyon örüntüleri araştırılıyor.

ARFID ile DEHB arasında bağlantı olabilir mi?

ARFID'in bazı nörogelişimsel ve psikiyatrik durumlarla birlikte görülme olasılığı da araştırılıyor.

DEHB, otizm, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete ve depresif bozukluklarla ARFID arasındaki olası bağlantılar üzerine çalışmalar bulunuyor. Ancak bu durumların birlikte görülmesi, birinin doğrudan diğerine neden olduğu anlamına gelmiyor.

Yeme bozuklukları ile DEHB arasındaki ilişki özellikle başka araştırmalarda da dikkat çekiyor. DEHB bulunan bazı kişilerde dürtüsellik, ödül işleme, düzenli yemek yeme ve açlık sinyallerini fark etme konularındaki güçlüklerin tıkınma davranışlarıyla kesişebildiği bildiriliyor.

Dolayısıyla ARFID ve tıkınma bozukluğu aynı hastalık değildir. Ancak her iki alanda da nörobiyolojik ve psikolojik mekanizmaların araştırılması, yeme davranışlarının tek bir nedene indirgenemeyeceğini gösteriyor.

ARFID sosyal yaşamı da etkileyebilir

Yeme bozukluğunun etkileri yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı kalmayabilir.

Çocuklar okul gezileri, doğum günü partileri, kamplar veya arkadaşlarıyla yapılan yemeklerde kendilerini dışlanmış hissedebilir. Yetişkinler ise restoranlarda uygun yiyecek bulamama, başkalarının yeme alışkanlıklarını sorgulaması veya kendilerinin yargılanacağı endişesi yaşayabilir.

Bu nedenle ARFID'in sosyal ve psikolojik sonuçları da tedavinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

ARFID nasıl teşhis ediliyor?

ARFID tanısı genellikle kapsamlı bir klinik değerlendirmeyle konuluyor.

Uzmanlar kişinin tipik günlük beslenme düzenini, hangi yiyeceklerden kaçındığını, kaçınmanın nedenlerini ve bunun yaşam üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Bunun yanında kilo değişimleri, büyüme-gelişme ve olası beslenme eksiklikleri açısından tıbbi değerlendirme yapılabiliyor.

Önemli: Bu belirtilerin bulunması kişinin kendi kendine ARFID tanısı koyması için yeterli değildir. Tanı, alanında uzman bir sağlık profesyonelinin değerlendirmesini gerektirir.

ARFID tedavi edilebilir mi?

Uzmanlar ARFID'in tedavi edilebilir bir bozukluk olduğunu ve uygun müdahalelerin belirtilerde iyileşme sağlayabildiğini belirtiyor.

Son yıllarda üzerinde durulan yaklaşımlardan biri ARFID için bilişsel davranışçı terapi (CBT-AR). Bu yöntemde kişinin kaçındığı yiyeceklerle, duyusal özelliklerle veya yeme korkularıyla güvenli ve kontrollü biçimde çalışılması hedefleniyor.

Tedavinin içeriği kişinin yaşına, ARFID'in hangi özelliklerinin baskın olduğuna ve eşlik eden diğer sorunlara göre değişebilir.

Aile temelli tedavi de önem taşıyor

Özellikle çocuklarda aile desteği tedavi sürecinin önemli bir parçası olabilir. 2026 yılında yayımlanan bir çalışmada, düşük kilolu 6-12 yaş grubundaki çocuklarda ARFID için aile temelli tedavinin kilo alımı açısından bireysel terapiye kıyasla daha etkili sonuçlar verdiği bildirildi.

Ne zaman uzman desteği alınmalı?

Bir çocuk veya yetişkin son derece sınırlı sayıda yiyecek tüketiyor, yemek yemekten yoğun biçimde kaçınıyor, belirli dokular nedeniyle sürekli öğürüyor, boğulma veya kusma korkusu nedeniyle yiyecekleri hayatından çıkarıyor ya da beslenme nedeniyle kilo ve sağlık sorunları yaşıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülmeli.

Özellikle büyüme-gelişme geriliği, belirgin kilo kaybı, bayılma, aşırı halsizlik veya ciddi beslenme yetersizliği belirtileri varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Sonuç: "Yemek seçiyor" demeden önce nedenini anlamak gerekiyor

ARFID, seçici yeme davranışının basit bir "şımarıklık", "inat" veya "kapris" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteren önemli bir örnek.

Bozukluğun altında duyusal hassasiyetlerden korkuya, düşük iştahtan nörobiyolojik faktörlere kadar farklı mekanizmalar bulunabiliyor. Üstelik sorun yalnızca çocukluk döneminde kalmayarak yetişkinlikte de devam edebiliyor.

Bu nedenle aşırı derecede sınırlı beslenme, kişinin günlük yaşamını etkileyen yeme kaçınmaları veya belirgin beslenme sorunları söz konusu olduğunda, kişiyi suçlamak yerine sorunun kaynağını anlamaya çalışmak daha doğru bir yaklaşım.

Sağlık uyarısı: Bu haber bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tanı veya tedavi önerisi değildir. ARFID veya başka bir yeme bozukluğundan şüphelenilmesi durumunda psikiyatri, psikoloji, çocuk ve ergen ruh sağlığı veya beslenme konusunda yetkin sağlık profesyonellerinden değerlendirme alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

ARFID nedir?

ARFID, kişinin yeterli veya çeşitli beslenmesini ciddi biçimde sınırlayan kaçınmacı/kısıtlayıcı gıda alım bozukluğudur.

ARFID sadece çocuklarda mı görülür?

Hayır. Çocukluk döneminde başlayabilse de ergenlerde ve yetişkinlerde de görülebilir ve tedavi edilmediğinde uzun süre devam edebilir.

Her seçici yiyen kişi ARFID hastası mıdır?

Hayır. Seçici yeme tek başına ARFID tanısı anlamına gelmez. ARFID'de yeme davranışı kişinin beslenmesini, sağlığını veya sosyal yaşamını belirgin biçimde etkileyebilir.

ARFID kilo verme isteğinden mi kaynaklanır?

ARFID'in temel özelliği kilo veya vücut şekliyle ilgili kaygı değildir. Duyusal hassasiyet, olumsuz sonuçlardan korkma veya yemeğe düşük ilgi gibi nedenler öne çıkabilir.

ARFID tedavi edilebilir mi?

Evet. Bilişsel davranışçı terapi gibi psikoterapi yaklaşımları, beslenme desteği ve kişinin ihtiyaçlarına göre oluşturulan multidisipliner tedavi yöntemleri kullanılabilir.

ARFID ile DEHB arasında bağlantı var mı?

ARFID'in DEHB ve bazı diğer psikiyatrik veya nörogelişimsel durumlarla birlikte görülmesi üzerine araştırmalar bulunmaktadır. Ancak bu durumların birlikte görülmesi doğrudan neden-sonuç ilişkisi olduğu anlamına gelmez.

Haber Künyesi

Haber başlığı: Seçici Yeme Alışkanlığı Psikiyatrik Bir Bozukluk Olabilir: ARFID Nedir?

Haber kategorisi: Sağlık / Bilim

İçerik türü: Bilimsel sağlık haberi

Kaynak: National Geographic

Kaynak haberde belirtilen tarih: 29 Eylül 2026

Hazırlayan: CafeMedyam Haber Merkezi

Kaynaklar ve Bilimsel Dayanaklar

  • National Geographic – ARFID ve seçici yeme üzerine 29 Eylül 2026 tarihli haber.
  • National Library of Medicine / PubMed – ARFID prevalansı, klinik özellikleri ve eşlik eden durumlar üzerine araştırmalar.
  • JAMA Network – ARFID'in nörobiyolojik özellikleri ve beyin aktivitesi üzerine araştırmalar.
  • Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry – ARFID'de aile temelli tedavi üzerine 2026 araştırması.
  • Massachusetts General Hospital – ARFID için bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı.

Yorumlar