AYM'nin Süresiz Nafaka Düzenlemesinin İptal Kararının Gerekçesi Resmî Gazete'de
- AYM'nin kararında ne denildi?
- İptal kararının temel gerekçesi ne?
- Nafaka alacaklısı ile yükümlüsü arasında denge vurgusu
- Yeni düzenlemede hangi ölçütler gündeme gelebilir?
- İptal kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
- Mevcut nafaka ödemeleri açısından ne anlama geliyor?
- TMK 175'teki mevcut düzenleme neydi?
- Kararın hukuki anlamı
- Sık sorulan sorular
AYM'nin kararında ne denildi?
Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz” olmasına ilişkin düzenlemeyi 4 Haziran 2026 tarihinde oy çokluğuyla iptal etmişti.
Kararın gerekçesi 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Böylece AYM'nin daha önce açıkladığı iptal kararının hangi anayasal gerekçelere dayandığı ayrıntılı biçimde ortaya çıktı.
Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026. İptal edilen düzenleme Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresidir.
AYM'nin gerekçesinde, boşanma sonrasında ekonomik açıdan güç durumda kalan eşin korunmasının önemli olduğu ancak bu korumanın nafaka yükümlüsü olan kişinin haklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
İptal kararının temel gerekçesi ne?
AYM, mevcut düzenlemenin belirli şartların gerçekleşmesi halinde yoksulluk nafakasının süre sınırlaması olmaksızın devam etmesine imkân verdiğini değerlendirdi.
Mahkemenin gerekçesinde, nafaka borçlusunun kusurunun bulunmamasının dahi nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığına dikkat çekildi. Mevcut sistemde nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi belirli durumlar dışında nafaka yükümlülüğünün devam edebildiği belirtildi.
AYM'ye göre, boşanma sonrasında ekonomik olarak korunması gereken eşin durumu ile nafaka yükümlüsünün ekonomik, sosyal ve kişisel hayatı arasında makul bir denge kurulması gerekiyor.
Nafaka alacaklısı ile yükümlüsü arasında denge vurgusu
Anayasa Mahkemesi, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı kapsamında pozitif yükümlülüklerinin bulunduğuna işaret etti.
Ancak bu yükümlülüğün, boşanma sonrasında taraflardan birine hiçbir ölçüt ortaya konulmadan hayat boyu devam eden bir mali külfet yüklenmesi sonucunu doğurmaması gerektiği değerlendirildi.
AYM kararında, evliliğin süresi, eşlerin yaşı, sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın boşanma sonrasındaki yaşama etkisi ve kişinin çalışma hayatına katılma imkânı gibi unsurların dikkate alınmasının önemine işaret edildi.
Bu nedenle 2026 nafaka düzenlemesi tartışmalarında yalnızca “nafaka kalkıyor mu?” sorusuna odaklanmak yerine, yeni sistemde hâkime hangi ölçütlerin verileceği ve nafakanın hangi koşullarda belirli veya süresiz olabileceğinin nasıl düzenleneceği önem taşıyor.
Yeni düzenlemede hangi ölçütler gündeme gelebilir?
AYM'nin gerekçesinde, yeni yasal çerçevenin oluşturulması sırasında dikkate alınabilecek çeşitli ölçütlere işaret edildi.
- Evliliğin süresi,
- Nafaka alacaklısı eşin yaşı,
- Eğitim durumu,
- Sağlık durumu,
- Ekonomik ihtiyaçlar,
- Kendi geçimini sağlayabilme kapasitesi,
- Nafaka yükümlüsünün ekonomik ve sosyal durumu,
- Boşanmanın tarafların hayatına etkileri
Kararda ayrıca, bazı somut durumlarda nafakanın süresiz olarak devam etmesini gerektirebilecek koşulların da kanunda açık ve öngörülebilir şekilde belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
İptal kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
AYM, iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Dolayısıyla kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 30 Eylül 2026 tarihinde “süresiz nafaka uygulaması aynı gün sona erdi” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Bu süreçte mevcut Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanmaya devam eder. Yeni düzenlemenin içeriği ise yasama sürecinde şekillenecektir.
Mevcut nafaka ödemeleri açısından ne anlama geliyor?
AYM'nin kararı, tek başına bütün yoksulluk nafakalarının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmiyor.
Kararın konusu, TMK 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresidir. Bu nedenle kararın mevcut nafaka dosyalarına, kesinleşmiş nafaka kararlarına ve devam eden yargılamalara nasıl uygulanacağı, yeni düzenlemenin içeriği ve geçiş hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Özellikle devam eden boşanma, nafaka artırımı, nafakanın kaldırılması veya nafaka miktarının değiştirilmesine ilişkin dosyalarda somut olayın tarihleri ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğu önem taşır.
TMK 175'teki mevcut düzenleme neydi?
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilmesine imkân tanıyordu.
Maddenin mevcut düzenlemesinde nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı da belirtiliyordu.
AYM'nin iptal kararı, bu sistemdeki “süresiz olarak” ibaresine yöneldi. Dolayısıyla kararın hukuki sonucu, yoksulluk nafakası kurumunun tamamen ortadan kaldırılması şeklinde değerlendirilmemeli.
Kararın hukuki anlamı
Anayasa Mahkemesinin gerekçesi, boşanma sonrasında ekonomik olarak korunması gereken eş ile nafaka yükümlüsü arasında kurulacak dengenin kanunda daha açık ve öngörülebilir kriterlerle belirlenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Mahkeme, nafakanın somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini; bazı özel durumlarda ise belirli koşulların gerçekleşmesi halinde daha uzun süreli veya süresiz nafaka verilmesine imkân tanınabileceğini belirtti.
Bu nedenle bundan sonraki süreçte asıl önem taşıyan konu, 9 aylık geçiş süresi içinde hazırlanacak yeni yasal düzenlemenin hangi kriterleri içereceği olacaktır.
Sık Sorulan Sorular
Süresiz nafaka tamamen kaldırıldı mı?
Hayır. AYM'nin iptal ettiği düzenleme, TMK 175'te bulunan “süresiz olarak” ibaresidir. Yoksulluk nafakası kurumu bütünüyle kaldırılmış değildir.
AYM kararı bugün itibarıyla uygulanıyor mu?
İptal hükmü Resmî Gazete'de yayımlandığı gün hemen yürürlüğe girmiyor. AYM, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
30 Eylül 2026'dan sonra nafaka ödemeleri otomatik olarak sona erecek mi?
Hayır. Kararın Resmî Gazete'de yayımlanması mevcut nafakaların otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Yeni yasal düzenleme ve geçiş hükümleri önem taşıyacaktır.
Yeni sistemde nafaka hangi kriterlere göre belirlenebilir?
AYM gerekçesinde evliliğin süresi, tarafların yaşı, eğitim ve sağlık durumu, ekonomik ihtiyaçlar ve kişinin kendi geçimini sağlayabilme kapasitesi gibi unsurlara işaret edildi.
Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart mı?
Mevcut TMK 175 düzenlemesinde nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. AYM'nin iptal gerekçesinde de bu hususa ayrıca dikkat çekilmiştir.
Yeni düzenleme ne zaman belli olacak?
AYM'nin kararında yasama organına 9 aylık süre tanındı. Bu süreç içinde yapılacak kanuni düzenlemenin içeriği yasama süreci sonucunda kesinleşecektir.
Kaynak ve Hukuki Dayanak
Kaynak: Anadolu Ajansı – Anayasa Mahkemesinin “süresiz nafaka” düzenlemesine ilişkin iptal kararı ve gerekçesi.
Karar: Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı karar.
Resmî yayın: 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle 175. ve 176. maddeler.
Not: Hukuki uyuşmazlıklarda Resmî Gazete'de yayımlanan kararın tam metni ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır.
Başlık: AYM'nin Süresiz Nafaka Düzenlemesinin İptal Kararının Gerekçesi Resmî Gazete'de
Tarih: 30 Eylül 2026
Kategori: Gündem / Hukuk
Kaynak: Anadolu Ajansı, Anayasa Mahkemesi ve Resmî Gazete
Hazırlayan: Café Medyam

Yorumlar
Yorum Gönder